Kırık kalp sendromu (Broken Heart Syndrome), diğer adıyla Takotsubo kardiyomyopati veya stres kardiyomyopati, FİZİKSEL veya DUYGUSAL STRES sonrasında kalp krizine benzer şikayetlere neden olabilen kalp kasının aniden zayıflaması ve kalbin uç kısmının bir balon gibi şişerek çalışamaz duruma gelmesidir.

Duygusal veya fiziksel stres, en önemli nedenlerdir. Duygusal streslere örnek olarak; aşırı korku, aşırı üzüntü, aşırı öfke veya aşırı şaşkınlık sayılabilir. Fiziksel stres olarak ise; yüksek ateş, inme, ciddi kan kaybı, kan şekerinin aşırı düşmesi, ciddi nefes darlığı örnek gösterilebilir.

Belirtiler

Göğüs ağrısı, kalp krizininden ayırt edilemez ve şiddetlidir. Beraberinde soğuk terleme, nefes darlığı ve baş dönmesi olabilir. Göğüs ağrısı o kadar şiddetlidir ki hastaların acile başvurması genelde kaçınılmazdır. Acilde çekilen elektrokardiyografi de kalp krizi ile benzer olduğu için bu hastalar genelde acil bir şekilde koroner angiografi amacı ile koroner yoğun bakımda izleme alınırlar. Tüm bulgular kalp krizi ile o kadar benzerdir ki ancak koroner anjiyografi ile ayrım yapılır. Bu sendromda damarlar normaldir!

Nasıl oluyor da stres, kalp kasının aniden zayıflamasına neden oluyor?

Ciddi stres altında, vücudumuzda ciddi oranda Adrenalin ve Nöradrenalin denilen hormonlar salgılanır. Bu stres hormonları, kalbi besleyen küçük damarları daraltır ve kalbin beslenmesini bozar. Aynı zamanda Adrenalin, kalp kasının içerisine daha da fazla kalsiyum girişini mümkün kılar ve kalp kasının düzgün kasılmasını daha da bozar.

Kırık Kalp Sendromu tehlikeli mi?

Kırık kalp sendromu, kalp yetmezliği, şok veya hayati tehlike yaratan ritm bozukluğuna neden olarak ölüme neden olabilir. Güzel olan şey ise eğer hasta bu kritik dönemi atlatır ise kalp tamamen eski haline dönebilir. Genellikle, kalp krizinin aksine kalıcı hasar vermez! Birkaç gün ile birkaç hafta arasında, kalp normal fonksiyonuna dönmektedir.

Kimler kırık kalp sendromu için risk altında?

Bu durum genelde orta yaş kadınlarda daha sık görülmektedir. Her ne kadar erkeklerde ve genç kadınlarda da görülebilse de 55 yaş üzeri menopoza girmiş kadınlarda risk çok daha yüksektir. Niçin kadınlarda daha sık görüldüğüne dair net bir görüş birliği bulunmamaktadır.

 

 

Yorum yok

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir