Her Duman Kalpten Bir Şey Götürür

Muayeneye gelen her on hastadan birinin elinde ya bir sigara izmariti kokusu ya da sararmış parmak uçları oluyor. Bunlarla karşılaştığımda aklıma hep aynı soru geliyor: Acaba bu kişi sigaranın kalbine ne yaptığını gerçekten biliyor mu? Çünkü birçok kişi sigarayı “akciğer hastalığı” ile eşleştirir; oysa kalp ve damar sistemi, dumanın en çok zarar verdiği ikinci adres — belki de birinci.

Türkiye’de her yıl yaklaşık 100.000 kişi sigara kaynaklı nedenlerle hayatını kaybediyor. Bu rakamın büyük bir kısmı kalp krizleri ve inmeler. Sadece bu istatistik bile köşeye çekilip bir dakika düşünmek için yeterli bir gerekçe.

Peki Sigara Kalbe Ne Yapar?

Sigara dumanını her çektiğinizde, binlerce kimyasal madde kanınıza karışır. Bu maddelerin kalbe verdiği zarar tek bir yoldan değil, genel olarak beş farklı mekanizmayla ilerler:

  1. Damarları Tıkayan Damar Sertliği Gelişimi (Ateroskleroz)

    Sigara dumanındaki serbest radikaller, atar damarların iç duvarını (endoteli) tahrip eder. Hasarlı duvara kolesterol birikmeye başlar; zamanla “plak” denen sertleşmiş tabakalar oluşur. Bu plaklar kırılıp kan pıhtısı oluşturduğunda, sonuç kalp krizi veya inmedir. Sigara içenlerde ateroskleroz riski içmeyenlere kıyasla iki ila dört kat daha yüksektir!

  2. Yükselen Tansiyon

    Nikotin, sempatik sinir sistemini uyararak kan basıncını ani olarak yükseltir. Uzun vadede bu düzensiz baskı, kalp kasının giderek daha fazla yüklenmesine neden olur. Zaten yüksek tansiyonu olan birinin sigara içmesi, riski katlamak anlamına gelir.

  3. Oksijen Hırsızlığı (Karbonmonoksit)

    Sigara dumanındaki karbonmonoksit (CO), oksijenden 200 kat daha kolay hemoglobine bağlanır. Yani kırmızı kan hücreleri oksijen taşımak yerine CO taşımaya başlar. Kalp kası, daha az oksijenle çalışmak zorunda kalır; bu da göğüs ağrısı ataklarını ve uzun vadede kalp yetmezliğini tetikler!

  4. Ritim Bozuklukları

    Sigara, kalbin elektrik sistemini de etkiler. Atriyal fibrilasyon (AF) — kalbin düzensiz çarpması — sigara içenlerde çok daha sık görülür. AF, inme riskini beş kata kadar artıran bir ritim bozukluğudur; çoğu zaman hiçbir belirti vermez, ta ki inme olana dek.

  5. Koruyucu Kolesterolün Düşmesi (HDL)

    “İyi kolesterol” dediğimiz HDL, damarları temizleyen bir süpürge gibidir. Sigara, bu süpürgeyi devre dışı bırakır — HDL düzeyleri sigara içenlerde belirgin şekilde düşer. Kötü kolesterol (LDL) zaten yüksekken koruyucuyu da yitirmek, damar hastalığı riskini dramatik biçimde artırır!                                                                                      

İyi Haber: Kalp Affeder

Sigara bırakıldıktan sonra kalp, şaşırtıcı bir hızla iyileşmeye başlar. Bırakmanın 20. dakikasında tansiyon ve nabız düşmeye başlar. 12 saat sonra kandaki karbonmonoksit normale döner. Bir yıl sonra kalp krizi riski yarıya iner. 15 yıl içinde risk, hiç içmemiş bir kişinin düzeyine yaklaşır.

Bu rakamları paylaştığımda hastalara sık sık “Ama ben yıllardır içiyorum, artık ne fark eder?” tepkisini alıyorum. Fark eder tabi ki. Kalp, yıllar boyunca maruz kaldığı hasara rağmen düzelme kapasitesini korur. Bedene verilen en büyük hediyelerden biri, bugün bırakmaktır!

Bırakmak İsteyenler İçin Birkaç Söz

Sigara bırakmak güçtür; bunu inkâr etmek yanlış olur. Nikotin bağımlılığı, beyni fiziksel olarak değiştiren gerçek bir bağımlılıktır. Ancak bugün elimizde güçlü araçlar var: nikotin replasman tedavileri (bant, sakız, pastil), vareniklin ve bupropion gibi ilaçlar, bilişsel-davranışçı destek ve “sigara bırakma polikliniği” hizmetleri bunların başında geliyor. Yalnız bırakmayı denemeyin; bir aile hekimiyle birlikte planlayın!

Sigarayı bırakma girişimlerinin çoğu ilk denemede başarıya ulaşmaz — bu, başarısızlık değil, bağımlılığın gücünün kanıtıdır. Ortalama 8-10 deneme sonrasında kalıcı bırakma gerçekleşiyor. Her yeni deneme, başarıya bir adım daha yaklaşmaktır.

Kalp, sessizce çalışır. Şikâyet etmez — ta ki bir gün krize girene kadar. Ama şikâyet etmeden önce size işaretler gönderir: nefes darlığı, göğüste baskı, çabuk yorulma. Bu işaretleri duymak için sigara dumanının sesine kulak vermeyi bırakın.

“Sigara içmenin doğru zamanı yoktur; bırakmanın ise geç zamanı yoktur.” — Bu cümleyi her gün polikliniğimde bir yere asmayı düşünüyorum.

Yorum yok

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir